top of page

Hervé M. Abajoli’nin Büyük Sır Üstadı romanları serisi 2013 -2022 yılları arasında yazılmış olup, Türk Roman tarihinde hiç denenmemiş bir alanda, 25 yıllık araştırma, 1.500 kitaplık özel bir kütüphane, 10.000 sayfalık kadim bilgiler taraması ve on yıllara dayanan bireysel bir hazırlık döneminin kristalizasyon çabasıdır.​

Romanlar Carl Gustav Jung'un Analitik Psikolojisi ile Felsefi Simya’nın temel kavramları üzerine büyük bir incelikle kurgulanmıştır. Her kitapta tarih, felsefe, psikoloji, bilim, din felsefesinin yanı sıra Jungcu kavramlar gerek diyaloglar şeklinde gerekse kurgunun içinde yaşanan olaylar vasıtasıyla okuyucuya aktarılmaktadır. Bilim ile felsefenin, Fizik ile Psikolojinin, Eros ile Logos’un her bölümde birbirine değecek kadar yaklaşması ve en nihayetinde kitapların sonunda okuyucuyu da şaşkınlığa sürükleyecek şekilde birbiri içinde kaybolarak bir nevi “birleşmesi” kitapları özel kılmaktadır. O kadar ki Türk Edebiyatı’nın en nadide isimlerinden İhsan Oktay Anar "Kitabı bitirdim. Türkçede böyle eser yok. (Bu zaten açık.) Tekrar bu kez defter tutarak okumam gerekiyor. Bana çok şey kattı ve dünyaya bakışımı değiştirdi." diye yazmıştır.

Büyük Sır Üstadı - 137_edited_edited.png

Büyük Sır Üstadı - 137, Büyük Sır Üstadı serisinin birinci kitabı olup Felsefi Simya'nın Nigredo safhası sembolizmiyle kurgulanmıştır. Özellikle biri Fizikçi diğeri Psikolog olan 2 kahramanın Fizik ile Psikoloji’nin aynı tözün aynadaki görüntüsü oldukları savını işleyen bölümler büyük beğeni toplamıştır. Bu kitapta ayrıca “Gölge Okulu” önermesi ilk defa hayata geçmiştir. Kitap 240 sayfadır. Kitabın sonuna içinde geçen kavram ve kişilerin detaylı bilgisini veren bir “Tematik Sözlük” eklenmiştir.

büyük sır üstadı - ışık bakiresi'nin yolu.png

Büyük Sır Üstadı - Işık Bakiresi’nin Yolu, Büyük Sır Üstadı serisinin ikinci kitabı olup birinci kitap gibi Felsefi Simya'nın Nigredo safhası sembolizmiyle kurgulanmıştır. Birinci kitapta hazırlanan büyük karşılaşma burada büyük bir şok ile sonlanmaktadır. Ayrıca bu kitapta Niyetediciler kavramı ilk defa hayata geçmektedir. Kitap 220 sayfadır. Kitabın sonuna içinde geçen kavram ve kişilerin detaylı bilgisini veren bir “Tematik Sözlük” eklenmiştir.

büyük sır üstadı - kali.png

Büyük Sır Üstadı - Kali, Büyük Sır Üstadı serisinin üçüncü kitabı olup Felsefi Simya'nın Albedo safhası sembolizmiyle kurgulanmıştır. İkinci kitabın bittiği yerden devam etmekte ve yeni 4 kahraman sayesinde ilk 2 kitapta 137 olarak bilinen “Tez” bu kitapta “Anti tezi” ile karşılaşmaktadır. Ayrıca bu kitapta Düş Koleksiyoncusu kavramı ilk defa hayata geçmektedir. Kitap 330 sayfadır. Kitabın sonuna içinde geçen kavram ve kişilerin detaylı bilgisini veren bir “Tematik Sözlük” eklenmiştir.

büyük sır üstadı serisi 3 kitap.jpg

Büyük Sır Üstadı romanlarından alıntılar: 

"İster inançlı biri olun, Tanrı, kader diye isimlendirin, ister bilimin akılcılığını kabul etmiş olun ve olasılık, şans, evrim diye nitelendirin, kör bir saatçi milyarlarca yıl önce en mükemmel işini çıkardığı hiç aksamayacak kusursuzlukta bir saat imal edip zembereğini kurup bırakmıştır. Bu başyapıt halen ağır ağır gevşeyerek boşalmaktadır."


"Bilmiyor muyum sanıyorsun? Ama bu kararı emin olmadan verir ve o mesajları çekersem zembereği geri alınamaz bir şekilde serbest bırakmış olacağım. Sen de biliyorsun ki bunu yaparsam binlerce yıl beklediğimiz ve tarihte ilk defa bu kadar yaklaştığımız, uğruna yüzbinlerin büyük çileler çekerek feda edildiği kadim büyük plan belki bir daha hayata geçirilemeyecek."


"Sofia, sıcak yorganın altında yüzünü sevdiği adamın boynuna gömerken, kendi isteklerinden bağımsız ilahi bir gücün haşmet, heyecan, huşu, cazibe, mest, tutku, yüceltme, mükemmellik gibi duyguların hepsini aynı anda harekete geçirebilmesine bir kere daha şaştı. Umut eden Eros, yerini yaşayan Eros’a bırakmıştı.  Şüphesiz, yaşayan bir Tanrı’nın eline düşmek, dehşetengiz bir şeydir çünkü sizi korkunun en yalın haliyle yüzleşmek zorunda bırakır. Kelimelerin anlatmaya kifayetsiz kaldığı bu deneyimin, ruhunu tamamen kuşatıp kavramasına ne yaparsa yapsın karşı koyamayacağını anladığında, o da mutlak bir teslimiyet duygusu içinde kendini ona bırakmıştı. Fanilerin elinden başka ne gelirdi ki?"


"İnsanlığın zaman denen iblise itaat etmeye başlamasından bu yana, yeryüzünün gördüğü en gizemli savaşta dehşetli ikili kuvvetler üstünlük için sonsuza uzanan bir mücadele sürdürmektedir. Bu ölümcül kapışmada birbirine kıyasıya girişmiş beden ve ruh, duygu ve akıl, eril ve dişil, içgüdü ve uygarlık, iki bin yılda bir tekrarlanan müstesna bir olayın arifesinde, insanlığın geleceği üzerine kozmik bir satranç oynamaktadır."


“Çünkü sevgi her şeyi taşır ve her şeye dayanır.” 

“Doğru soruyu sormadığın müddetçe alacağın cevapların hiçbir değeri yoktur.”


“Bilimsel tarikat mı? İnanç ile bilimi nasıl birbiriyle bağdaştırabiliyorsunuz?”


“Şu an için tek bilmeniz gereken, evinde bile otursa, doğru düşünceleri düşünen bir insanın binlerce kilometre öteden bile duyulabileceği gerçeğidir.”


“Aslında her şeyi hareket ettiren temel kozmik gücün duygu olduğunu fark ettiğine müteşekkirdi.”


“Rönesans’ın şafağında kör Homeros’un, açıkgöz İsa’yı nasıl alt ettiğine şaşmamak gerekir.”


“Kırk nesildir sabırla beklediğimiz Çağ Dönümü’nün ufkundayız ve artık her şey mümkün.”


“Yaşam denen şeye düşmüş olmak, bizi derin bir belirsizliğin kurbanları yapmıştır.”


“Şeytan’ın kendilerinin dışında yaşayan bir güç olduğunu düşünerek avunan sıradan insanların, özbeöz bir parçaları olan kötülüğün ağına düşmemesi mümkün müdür?”


“İnsanlığın zaman denen iblise itaat etmeye başlamasından bu yana yeryüzünün gördüğü en gizemli tarikat.”


“Kültür denen şeyin üzerinden geçen akıl köprüsünün altında kış uykusundan uyanmış vahşi bir hayvan yatmaktaydı. Bu hayvanı evcilleştirmek için o köprünün ayaklarından birine bağlamaya kalkmak beyhude bir çaba olacağı gibi, bunda ısrar etmek eninde sonunda köprünün yıkılmasıyla sonuçlanırdı.”


“Bir kere tetiklendi mi önüne gelen her şeyi merhametsizce silip süpüren kolektif kötülüğü ancak bireysel gölgenin içeriğini belirgin kılarak önleyebiliriz.”


“Kural bir; gölge bilinçdışıdır, insan bilinçli olarak bunun içeriğini kolay kolay fark edemez.  Kural iki; bilinçdışı olan her şey gayriihtiyari karşıdakine yansıtılır.”


“Çağımızın sözde modern ahmakları gibi yapıp açıklayamadığın bir şeyi yok saymayacaksın değil mi?”


“İnsanoğlu yarattığı uygarlıkla doğaya egemen olduğunu sanmaya devam ettikçe onun kurbanı olma yolunda dörtnala gittiğinin farkına varacak mı?”

bottom of page